"Bizim de bir uygulamamız olsun" çok duyduğumuz bir cümle. Çoğu zaman cevabımız "gerek yok" oluyor — ve bu bize iş kaybettiriyor. Yine de doğru cevap bu.
Uygulamanın görünmeyen maliyeti
Uygulama yaptırmanın maliyeti, yapım maliyeti değildir. Asıl maliyet şunlar:
App Store ve Google Play'de her güncellemede onay süreci. Apple'ın yıllık geliştirici ücreti. iOS ve Android'in her yeni sürümünde uyumluluk bakımı. Ve en önemlisi: kullanıcının indirmesi.
Son nokta öldürücü. Bir web sitesine link tıklayarak girilir. Uygulamaya girmek için mağazaya gitmek, aramak, indirmek, kurulumu beklemek, hesap açmak gerekir. Her adımda insan kaybedersiniz.
Şu dört soruya cevap verin
Kullanıcı size ayda kaç kez geliyor? Ayda bir kez geliyorsa uygulama silinir. Haftada birkaç kez geliyorsa mantıklı olmaya başlar.
Telefonun donanımına ihtiyacınız var mı? Kamera, GPS, bluetooth, çevrimdışı çalışma. Bunlar gerekiyorsa uygulama gerekebilir. (Push bildirim artık web'de de var, bu tek başına sebep değil.)
Çevrimdışı çalışması gerekiyor mu? Sahada, depoda, kapsama olmayan yerde kullanılacaksa uygulama.
Rakipleriniz ne yapıyor ve işe yarıyor mu? "Onların var, bizim de olsun" bir sebep değil. Onlarınki indiriliyor mu, kullanılıyor mu?
Ortadaki yol
Çoğu işletme için doğru cevap: önce mobil uyumlu, hızlı bir web sitesi. Kullanıcı sayısı ve kullanım sıklığı gerçekten uygulamayı gerektirdiğinde yaparsınız — o zaman zaten neye ihtiyacınız olduğunu da öğrenmiş olursunuz.
Uygulamayı önce yapıp sonra "kimse indirmiyor" demek, en pahalı öğrenme yöntemi.